Tüp Bebek Rehberim | Tüp Bebek Tedavisi

PRP Yöntemiyle Rahim ve Yumurtalık Gençleştirme

PRP  Yöntemiyle Rahim  ve Yumurtalık Gençleştirme

Tüp bebek merkezlerinde uygulanan PRP tedavisinde, kadın bireyin kanı alınıp bir takım işlemlerden sonra rahim zarına enjekte edilmesine denir. Kadından alınan kan işleme alınırken trombosit yönünden zengin plazmalar seçilmektedir. Çünkü tüp bebek tedavisine başvuran ailelerin gebe kalma olasılığını yükseltmek için yapılan bir takım bilimsel çalışmalar neticesinde, transfer öncesi rahim zarının belli bir kalınlığa ulaşmasında ve üretilen yumurtaların yüksek kalitede olmasında, bireyin kendi kanının işleme alınarak trombosit yönünden zengin plazmanın elde edilmesi başarı düzeyini arttırdığı belirtilmektedir.

Bu açıklamalar sonucunda görünen o ki eğer normal tüp bebek yöntemiyle gebe kalma olasılığı düşük olan aileler, PRP uygulamasına tabi tutulursa gebe kalma olasılığının yükseldiği ortaya çıkmaktadır..

Öte yandan tüp bebekle ilgili yapılan araştırmaları incelediğimizde PRP tedavisinin iki farklı biçimde uygulandığı görülmektedir. Bunlardan biri yumurtalık dokusunun PRP ile , gençleştirilmesi diğeri ise kadın bireye ait rahim iç zarının belli bir kalınlığa ulaştırılması yöntemidir.

Her iki tedavi yönteminde de PRP uygulaması yapılırken; kadın bireye ait kanın belli bir işleme alındıktan sonra trombosit bakımından zengin plazmanın yumurtalığın gençleştirilmesi için yumurtalığa ya da rahmin kalınlaştırılması için rahim içine enjekte edilme işlemi uygulanır.

Bu iki yöntem arasında tek fark sadece PRP rahme enjekte edilecekse hastaya anestezi uygulanmaz ve hasta herhangi bir acı hissetmez. Fakat yumurtalığa PRP uygulanacaksa anestezi uygulanır.

PRP Tedavisi Nasıl Yapılır?

PRP tedavisi uygulanırken gerçekleştirilen aşamaları sırasıyla ele aldığımızda; ilk başta kadın bireyin toplardamarından biraz kan alınarak bir tüp içerisine yerleştirilir. Bu tüp içerisinde pıhtılaşma önleyici bulunduğundan dolayı hastanın kanı pıhtılaşmayacaktır. Bu tüp santrifüj cihazına içine konarak santrifüj yapılmaktadır. Yani cihaz hızla bir şekilde dönerek kanın bir takım farklı bileşenlerine ayrılma olayını gerçekleştirmektedir. Bu sayede beyaz kan hücreleri ile kırmızı kan hücreleri birbirinden ayrılmış olacaktır. Kırımızı kandan trombositlerin ayrılma işlemi de gerçekleşmektedir.

Santrifüj işlemi yaklaşık 15 dakika civarında tamamlanmaktadır. Santrifüj işlemi gerçekleştirilirken üç katman meydana gelmektedir. Bu katmanların en üstünde trombositler ve beyaz kan hücreleri bulunmakta, onun altında bulunan ince bir halde bulunan orta katman bulunmaktadır. Bu orta katmanda beyaz kan hücrelerin yoğun bir şekilde bulunduğu belirtilmektedir. Alta katmanda ise kırmızı kan hücrelerinin yer aldığı bir katman bulunmaktadır. Alt katmanda bulunan kırmızı kan hücreleri alınarak bir tüpe ilave edilir. Üst katman ve ince bir halde olan orta tabaka temiz boş tüp içerisinde tekrar santrifüj edilir.

Üst yüzeyde bulunan üçte ikilik kısmı atılarak, kalan alttaki kısım karıştırılarak homojen bir hale dönüştürülür. Sonuç olarak PRP hazır hale gelmiş olur.

Rahim Kalınlığı Neden Önemlidir?

Çiftlerin tüp bebek tedavisinde başarılı sonuçlar elde edebilmeleri için mutlak surette anne adayının rahim zarı kalınlığının belli bir kalınlıkla olması gerekmektedir. Eğer rahim zarı kalınlığı istenen ölçüden daha ince bir haldeyse ve kadın bireyin rahim zarında bazı yapışıklıklar mevcutsa rahim zarının kalınlaşması için bu yapışıklıkların açılması lazımdır. Eğer yapışıklık giderilmesine rağmen kalınlaşma gerçekleşmiyorsa bu bireye kendi kanıyla PRP tedavisi uygulanır.

PRP tedavisinde kadının kendi kanından trombosit bakımından zengin plazmalar elde edilerek kadın rahmine uygulanmaktadır. Çünkü tüm doktorlar tarafında ortak olan görüş şu ki rahim zarı kalınlığı belli bir kalınlıkta olmayıp ince bir haldeyse gebe kalma olasılığı düşüktür. Eğer hastanın rahim zarına PRP serumu uygulanırsa, bu durumda gebelik başarısını arttığı belirtilmektedir. Hatta bazı uzmanlar PRP tedavisi sonrasında, rahim zarı eğer istenilen kalınlığa ulaşırsa hastanın gebe kalma oranının yaklaşık yüzde 61 oranına kadar yükseldiğini dile getirmektedirler.

PRP Uygulamasında Başarının Ölçüsü?

PRP tedavisinde uygulanan yöntemlerin tüp bebek ve kısırlık tedavisinde daha ispatlanmış bir başarısının olmadığı ve PRP’nin uygulandığı yumurta ve rahim zarı dokularında olumlu ya da olumsuz etkilerin varlığı konusunda yeteri kadar araştırmanın yapılmadığı belirtilmiştir.

Çünkü henüz bu tedavi yöntemi, yaygın bir şekilde genel hastalara uygulanacak kadar belli bir olgunluğa ulaşmamıştır. Elde edilen verilere baktığımız zaman bu tedavinin bilimsel literatüre girecek kadar başarılı bir teknik olduğunu söyleme kalitesinde değildir.

Bu bağlamda bu tedavi aşamasının başarısını her ne kadar bazı doktorlar övmüş olsa da her zaman başarılı sonuçların ortaya çıktığını söylemek bilimsel olarak mümkün değildir.

PRP Uygulaması Hangi Hastalara Uygulanabilir?

• Tüp Bebek tedavisini daha önceden deneyerek negatif sonuç alan,
• Rahim zarı belli bir kalınlığa ulaşmayan,
• Yumurtalıklarında çok ağır problemler yaşamayan,
• 35 yaş üstü kısırlık problemi yaşayanlar ve yumurta rezervi azalan.
• Erken yumurtalık yetmezliği olan,
• Menopoza girmiş olup tekrar yumurta üretmek isteyen,
Kadınlara uygulanabilir.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ